27/3/2009 - *** ÜÇ MAYMUN
Yok… İzin vermeyelim hemen kanatlarımızın kırılmasına…Daha gidilecek nice dağ bayır kim bilir görülecek ne denli güzellikler var… İçimizdeki çiçekler solsun, tamam… Ama ruhlarındaki yaşama aşkı kalsın iliştirilmiş bir yerde…
Hayat labirentleri sisten gözükmeyince sessiz mi kalır insan? Peki yalan söylemek bu denli kolayken dürüst olmak neden bu kadar ağır bir yükmüş gibi gelir, kimilerine? Kimse duymadı kızım! Kimse görmedi… Sen kırık dökük gitarını, belki son kez ama sertçe çal… Bazı şeyleri simgelemek isteseydim hayata dair, üç maymun çizerdim. Konuşmayan, duymayan ve göremeyen… Duyarsızlık düzeyi tavan yapmış, bencilliği almış başını gitmiş bu sürünün içinde, benim yerim ne ?! Görüyorum, konuşuyorum, duyuyorum ve soruyorum bende inatla… Sanki yalvarırcasına duvarlara bakar gibi etraf sessiz, çünkü ben uyurken herkes almış başını gitmiş… Benden sana ufak bir hediye okuyucu…Özünde aslında kasvet yok. Sadece gerçeği soyuyorum ve başucuna koyuyorum, çırılçıplak! Basit ve saçmalıklarla dolu bir hikaye… Esas olanı anladıysan aramızda hiçbir sorun yok. Bir kadın varmış ve ‘sevenleri’… Kadın esasında çok yaşlıymış, belki de öldü ölecek… Yalnız yaşarmış, yemeği pişirdiği bir iki ot, tek eğlencesi televizyondan gelen anlamsız sesler olmuş, zamanla… Birgün kadın ağır bir rahatsızlık geçirmiş ve yaşının da vermiş olduğu etkiyle de konuşamaz (soramaz) hale gelmiş. Sadece duyuyor, izliyor ve düşünüyormuş, bir de kendisiyle konuşuyormuş delicesine… Kadının dilinin kepenkleri kapatmasıyla yakınları aslında derin bir nefes almışlar. Nedeni; gerçekler ‘ulu orta’ konuşulmayacak, istediği gibi soru soramayacak ve dürüst davranarak onların canını sıkmayacak olmasıymış… Yakınları kadını – ne de olsa artık ondan hayır gelmez mantığıyla- biblo gibi bir köşede tutmuşlar. İş bu ya; artık kimse onu göremez olmuş, görmeyen konuşamaz, konuşmayan duyamaz… Çünkü, sürekli görülen şeyler asla farkedilmez, aynı bir köşede duran sıradan biblolar gibi… Gel zaman git zaman yaşlı kadın yaşadıklarının da etkisiyle olsa gerek, bir gece rüyasında üç tane maymun görmüş… Biri ağzını kapamış… Diğeri kulaklarını tıkamış… Bir diğeri ise gözlerini yummuş… Kadın o an onun için hayatın bittiğini anlamış. Artık onu ne kimse duyabilir ne görebilir ne de konuşabilirmiş… Gökten üç maymun düşmüş biri benim, diğerleri de sevenlerin başına… Herkes konuştu, sen sustun… Herkes güldü, sen mutsuzdun… Herkes sustu, sen sordun… Sen sordun, onlar sustu… Göre göre bir yalanın içinde kayboldular. Bile bile maskeleri takas yaptılar. Seve seve bencil oldular. Güle güle artık senden oldular…

|